SON DAKİKA
Hava Durumu

GRİ'DEN YEŞİLE UZANAN SUİSTİMAL ! 

Yazının Giriş Tarihi: 26.01.2026 16:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.01.2026 16:55

katkılarıyla...

Türkiye’de, Gri ( Hizmet Pasaportu) ve yeşil pasaport, devlet geleneğinin sessiz ama güçlü sembollerinden biri olarak uzun yıllar boyunca tartışmasız kabul gördü.

Vize sıkıntısının olmadığı,red oranlarının neredeyse sıfıra yakın olduğu dönemler de dahi,Yıllardır suistimale maruz kalan Gri Pasaport amacını aşarak art niyetli kullanımların yaygınlaşması özellikle Belediyelerin bu suistimale ortak edilmesi sonucunda Gri Pasaportlar da kısıtlamaya gidilmişti.

Bu suistimalin sonra ki hedefi ise YEŞİL PASAPORT oldu.Kamu hizmetine sadakatle geçen bir ömrün karşılığıydı; ne ticari bir araçtı ne de günlük kurnazlıkların anahtarı. Gelenek böyleydi:

Devlete yıllarını veren, masasını dosyayla, kalemini imzayla eskitmiş insanlar için açılan sessiz bir kapı.

Bugün ise o kapı gıcırdıyor; çünkü sistem, niyetten koparılarak araçsallaştırılıyor.

Son yıllarda Seçim rüşveti olarak kullanılmasının yanı sıra özellikle uluslararası kara taşımacılığı yapan bazı firmaların,Avrupa vizesi alma sürecinde yaşadıkları darboğazı aşmak için yeşil pasaport sahibi emekli memurları “şoför” sıfatıyla istihdam ettiği biliniyor.

Direksiyon başındaki kişinin mesleki ehliyetinden çok, cebindeki pasaportun rengine bakılan bu model, hukuki gri alanlarda ilerleyen sistematik bir suistimal tablosu ortaya koyuyor.

Taşımacılık faaliyeti sürüyor, ticaret dönüyor; ama vize kuralları fiilen by-pass ediliyor.

Bu tablo; yalnızca lojistik sektöründe sınırlı değil. Aile bireyleri üzerinden yapılan geçici görevlendirmeler, fiilen yapılmayan işler için düzenlenen evraklar ve son dönemlerde Stk'ların konuyla uzaktan yakından ilgi alakası olmayan,

Avukat'lara tanınan Yeşil Pasaport hakkının,haklı olarak emsal gösterilerek kendilerine de tanınması konusunda yaptıkları girişim ve çağrılar, pasaportun “kamu hizmeti” amacından koparılarak ticari bir anahtar gibi kullanılması algısını yaygınlaşmış olmasıdır…

Bütün bunlar, Avrupa Birliği nezdinde dikkatle izlenen bir dosya haline gelmiş durumda.

Edinilen bilgilere göre mesele yalnızca bireysel ihlaller olarak değil, Türkiye’ye tanınan yeşil pasaport ayrıcalığının niceliksel sınırları üzerinden ele alınıyor.

Avrupa Birliği’nin Türkiye için öngördüğü yeşil pasaport kotasının iki milyon kişi seviyesinde olduğu, ancak suistimaller nedeniyle bu sınırın fiilen aşılmaya başladığı ifade ediliyor.

Yani tartışma bir “para kaybı” değil; kontrolsüz büyüyen bir hak alanı meselesi.

Brüksel perspektifinde bu durum, serbest dolaşım rejiminin ruhuna aykırı bir genişleme anlamına geliyor.

Kota, kamusal hizmetle sınırlı, öngörülebilir ve denetlenebilir bir ayrıcalık olarak tasarlanmışken; uygulamada ticari ihtiyaçları karşılayan esnek bir enstrümana dönüşmüş görünüyor.

Kurumsal terminolojiyle söyleyelim: Mevcut kullanım, tanımlı risk çerçevesinin dışına taşmış durumda.

Bu nedenle Avrupa Birliği’nde, bugüne kadar vizeden muaf tutulan yeşil pasaportlar için de vize uygulamasının gündeme alınması ciddi biçimde tartışılıyor.

Henüz bağlayıcı bir karar yok; ancak kota aşımı ve amaç dışı kullanım devam ederse, istisnanın tümden askıya alınabileceği konuşuluyor. Bu da yıllarca kurallara uygun şekilde bu haktan yararlanmış yüz binlerce kişi için kolektif bir sonuç anlamına geliyor.

Buradaki ironiyi görmek zor değil. Bir zamanlar devlete sadakatin simgesi olan pasaport, bugün piyasa koşullarında dolaşıma sokulmuş bir enstrümana dönüşüyor.

Kısa vadede birkaç firmanın işini kolaylaştıran bu yaklaşım, orta vadede Türkiye’nin tüm yeşil pasaport sahiplerini etkileyebilecek kolektif bir bedel doğuruyor.

Gelenek bize şunu fısıldar: Devletin verdiği imtiyaz, piyasaya düştüğü anda değer kaybeder. İleriye bakmak ise suistimali normalleştirmek değil, sistemi yeniden disipline etmektir.

Yeşil pasaport meselesi bugün tam da bu kavşakta duruyor; ya kendi sınırına çekilecek ya da herkes için kapısı daralacak.

Dünyanın en maliyetli ama en düşük performanslı pasaportu,hareket kabiliyeti üretmeyen,itibar sermayesini eriten bir sistem çıktısıdır.Özgürlükten önce değil,özgürlüğün yerine konmuş bir engeldir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.