Çocukluğumda evlerin baş köşesinde asılı duran maarif takvimleri vardı. Her sabah koparılan o küçük yapraklar, aslında bize sadece tarihi değil; geçmişi, kültürü ve ortak değerleri de hatırlatırdı. Takvimin her yaprağında ayrı bir anlam, ayrı bir gün vardı.
1 Ocak yılbaşı,
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,
1 Mayıs Bahar Bayramı,
6 Mayıs Hıdırellez,
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı,
30 Ağustos Zafer Bayramı,
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı…
Her birinin toplumda ayrı bir heyecanı, ayrı bir yeri olurdu. İnsanlar o günleri bekler, hisseder ve yaşardı. Şimdi dönüp baktığımızda ise neredeyse her gün başka bir anma, başka bir program, başka bir etkinlik görüyoruz. Elbette zaman değişiyor, isimler değişiyor, kutlamaların şekli değişiyor… Ancak bazı değerler var ki yıllar geçse de yerini koruyor.
Bugün hala aynı coşkuyla kutlanan iki büyük bayramımız var: Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı. Belki de bizi geçmişe bağlayan en güçlü manevi köprülerden biri bunlar…
Bayramlar; kırgınlıkların unutulduğu, sofraların birleştiği, büyüklerin hatırlandığı, çocukların sevindiği özel günlerdir. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, hayat ne kadar hızlanırsa hızlansın; insanın içindeki o eski bayram özlemi hiç değişmiyor.
Benim hatırladıklarım şimdilik bunlar…
Bu vesileyle bir kez daha tüm İslam aleminin mübarek Kurban Bayramı’nı kutluyor; herkese sağlık, huzur, mutluluk ve aydınlık günler diliyorum.
Pınarbaşılı Erdem
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Pınarbaşılı Erdem
Takvim Yapraklarından Bugüne…
Çocukluğumda evlerin baş köşesinde asılı duran maarif takvimleri vardı. Her sabah koparılan o küçük yapraklar, aslında bize sadece tarihi değil; geçmişi, kültürü ve ortak değerleri de hatırlatırdı. Takvimin her yaprağında ayrı bir anlam, ayrı bir gün vardı.
1 Ocak yılbaşı,
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,
1 Mayıs Bahar Bayramı,
6 Mayıs Hıdırellez,
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı,
30 Ağustos Zafer Bayramı,
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı…
Her birinin toplumda ayrı bir heyecanı, ayrı bir yeri olurdu. İnsanlar o günleri bekler, hisseder ve yaşardı. Şimdi dönüp baktığımızda ise neredeyse her gün başka bir anma, başka bir program, başka bir etkinlik görüyoruz. Elbette zaman değişiyor, isimler değişiyor, kutlamaların şekli değişiyor… Ancak bazı değerler var ki yıllar geçse de yerini koruyor.
Bugün hala aynı coşkuyla kutlanan iki büyük bayramımız var: Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı. Belki de bizi geçmişe bağlayan en güçlü manevi köprülerden biri bunlar…
Bayramlar; kırgınlıkların unutulduğu, sofraların birleştiği, büyüklerin hatırlandığı, çocukların sevindiği özel günlerdir. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, hayat ne kadar hızlanırsa hızlansın; insanın içindeki o eski bayram özlemi hiç değişmiyor.
Benim hatırladıklarım şimdilik bunlar…
Bu vesileyle bir kez daha tüm İslam aleminin mübarek Kurban Bayramı’nı kutluyor; herkese sağlık, huzur, mutluluk ve aydınlık günler diliyorum.
Pınarbaşılı Erdem