Kim dedi zamanı geri alamayız diye?
Belki takvimleri durduramayız ama cildin verdiği sinyalleri biraz geri sarabiliriz.
Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz gençlik aşısı tam olarak bunu deniyor aslında: Zamanla yorulan, nemini kaybeden, elastikiyeti azalan cilde “dur bir dakika” demek. Ne yüz değiştirme iddiası var ne de aynaya yabancılaştırma derdi. Ama etkisi? Gayet gerçek.
Gençlik aşısı, cilde ihtiyacı olan desteği vererek onu daha canlı, daha dolgun ve daha sağlıklı bir görünüme taşıyor. Hyaluronik asit, vitaminler ve aminoasitlerle cilt; sanki uzun bir uykudan uyanmış gibi toparlanıyor. İnce çizgiler yumuşuyor, donukluk azalıyor, ışık geri geliyor.
En güzel tarafı da şu:
Kimse “ne yaptırdın?” diye sormuyor.
Sadece “iyi görünüyorsun” diyorlar.
Elbette bu bir sihir değil. Ama doğru uygulandığında, düzenli bakımla desteklendiğinde gençlik aşısı zamanın etkilerini yavaşlatmayı gerçekten başarıyor. Yani geri almak değil belki ama…
Zamanla yeniden pazarlık yapmak gibi.
Sonuç mu?
Daha dinlenmiş bir yüz, daha sağlıklı bir cilt ve aynaya bakarken daha az sorgu.
O yüzden evet…
Zamanı geri almayı deneyelim.
En azından ciltle başlayarak.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dr. Nihal EMİROĞLU
Zamanı geri almayı deneyelim mi?
Kim dedi zamanı geri alamayız diye?
Belki takvimleri durduramayız ama cildin verdiği sinyalleri biraz geri sarabiliriz.
Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz gençlik aşısı tam olarak bunu deniyor aslında: Zamanla yorulan, nemini kaybeden, elastikiyeti azalan cilde “dur bir dakika” demek. Ne yüz değiştirme iddiası var ne de aynaya yabancılaştırma derdi. Ama etkisi? Gayet gerçek.
Gençlik aşısı, cilde ihtiyacı olan desteği vererek onu daha canlı, daha dolgun ve daha sağlıklı bir görünüme taşıyor. Hyaluronik asit, vitaminler ve aminoasitlerle cilt; sanki uzun bir uykudan uyanmış gibi toparlanıyor. İnce çizgiler yumuşuyor, donukluk azalıyor, ışık geri geliyor.
En güzel tarafı da şu:
Kimse “ne yaptırdın?” diye sormuyor.
Sadece “iyi görünüyorsun” diyorlar.
Elbette bu bir sihir değil. Ama doğru uygulandığında, düzenli bakımla desteklendiğinde gençlik aşısı zamanın etkilerini yavaşlatmayı gerçekten başarıyor. Yani geri almak değil belki ama…
Zamanla yeniden pazarlık yapmak gibi.
Sonuç mu?
Daha dinlenmiş bir yüz, daha sağlıklı bir cilt ve aynaya bakarken daha az sorgu.
O yüzden evet…
Zamanı geri almayı deneyelim.
En azından ciltle başlayarak.