Bir İznikli olarak bugün sizlere tarih kokan güzel şehrimiz İznik’ten ve onun eşsiz değerlerinden bahsetmek istiyorum.
İznik denildiğinde akla ilk olarak dünyaca ünlü çinileri, bereketli zeytinlikleri ve asırlara meydan okuyan tarihi eserleri gelir. Ancak İznik sadece geçmişin mirasını taşıyan bir şehir değil, aynı zamanda toprağına emek veren çiftçilerin de yaşam mücadelesinin sürdüğü önemli bir tarım merkezidir.
Geçmiş yıllarda üzüm üretimiyle öne çıkan İznik’te bugün birçok çiftçi zeytin üretimiyle geçimini sağlamaya çalışıyor. Ancak artan maliyetler, ilaçlama giderleri, sulama masrafları ve üretim şartlarının her geçen gün zorlaşması köylünün yükünü artırıyor. Köylerde yaşayan vatandaşlarımız hayat şartlarının eskiye göre çok daha ağır olduğunu ifade ediyor. Bunun yanında genç nüfusun önemli bir bölümü iş ve eğitim imkanları nedeniyle büyük şehirlere göç ediyor. Bu durum köylerin geleceği açısından da düşündürücü bir tablo ortaya koyuyor.
İznik’i özel kılan en önemli değerlerden biri ise şüphesiz tarihi mirasıdır. İznik Gölü kıyısında keşfedilen ve Aziz Neophytos Bazilikası olarak bilinen yapı, Erken Hristiyanlık döneminin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Milattan sonra 4. yüzyılda inşa edilen bazilika, 740 yılında meydana gelen deprem sonucunda sular altında kalmış, yapılan su altı kazılarıyla gün yüzüne çıkarılarak açık hava müzesi haline getirilmiştir.
Yapının en dikkat çekici özelliklerinden biri ise Hristiyanlık inancı uğruna şehit edilen Aziz Neophytos’un anısına inşa edilmiş olmasıdır. Yapılan araştırmalarda, Aziz Neophytos’un mezarının ana apsisin yanında bulunan özel bölümde yer aldığı belirlenmiştir.
İznik’in bir diğer önemli tarihi mirası ise Ayasofya Camii’dir. Bursa’nın İznik ilçesinde bulunan ve günümüzde Orhan Camii olarak da bilinen yapı, Roma döneminde spor salonu olarak kullanılan bir alan üzerine inşa edilmiştir. Erken Bizans döneminde bazilika olarak kullanılan yapı, 1065 yılındaki depremde büyük zarar görmüş ve yeniden inşa edilmiştir. 1331 yılında Orhan Gazi’nin İznik’i fethetmesiyle camiye çevrilen tarihi eser, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından restore edilmiştir.
Bugün Ayasofya Camii, hem ibadete açık bir mabed hem de İznik’in tarihine ışık tutan önemli bir kültür mirası olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
İznik; tarihiyle, doğasıyla, zeytiniyle, çinisiyle ve üretken insanlarıyla Bursa’nın en kıymetli hazinelerinden biridir. Geçmişi koruyarak geleceğe taşımak ise hepimizin ortak sorumluluğudur.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Doğukan GÜVENÇ
Tarihin Gölgesinde Bir Şehir: İznik
Çok değerli Bursalılar,
Bir İznikli olarak bugün sizlere tarih kokan güzel şehrimiz İznik’ten ve onun eşsiz değerlerinden bahsetmek istiyorum.
İznik denildiğinde akla ilk olarak dünyaca ünlü çinileri, bereketli zeytinlikleri ve asırlara meydan okuyan tarihi eserleri gelir. Ancak İznik sadece geçmişin mirasını taşıyan bir şehir değil, aynı zamanda toprağına emek veren çiftçilerin de yaşam mücadelesinin sürdüğü önemli bir tarım merkezidir.
Geçmiş yıllarda üzüm üretimiyle öne çıkan İznik’te bugün birçok çiftçi zeytin üretimiyle geçimini sağlamaya çalışıyor. Ancak artan maliyetler, ilaçlama giderleri, sulama masrafları ve üretim şartlarının her geçen gün zorlaşması köylünün yükünü artırıyor. Köylerde yaşayan vatandaşlarımız hayat şartlarının eskiye göre çok daha ağır olduğunu ifade ediyor. Bunun yanında genç nüfusun önemli bir bölümü iş ve eğitim imkanları nedeniyle büyük şehirlere göç ediyor. Bu durum köylerin geleceği açısından da düşündürücü bir tablo ortaya koyuyor.
İznik’i özel kılan en önemli değerlerden biri ise şüphesiz tarihi mirasıdır. İznik Gölü kıyısında keşfedilen ve Aziz Neophytos Bazilikası olarak bilinen yapı, Erken Hristiyanlık döneminin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Milattan sonra 4. yüzyılda inşa edilen bazilika, 740 yılında meydana gelen deprem sonucunda sular altında kalmış, yapılan su altı kazılarıyla gün yüzüne çıkarılarak açık hava müzesi haline getirilmiştir.
Yapının en dikkat çekici özelliklerinden biri ise Hristiyanlık inancı uğruna şehit edilen Aziz Neophytos’un anısına inşa edilmiş olmasıdır. Yapılan araştırmalarda, Aziz Neophytos’un mezarının ana apsisin yanında bulunan özel bölümde yer aldığı belirlenmiştir.
İznik’in bir diğer önemli tarihi mirası ise Ayasofya Camii’dir. Bursa’nın İznik ilçesinde bulunan ve günümüzde Orhan Camii olarak da bilinen yapı, Roma döneminde spor salonu olarak kullanılan bir alan üzerine inşa edilmiştir. Erken Bizans döneminde bazilika olarak kullanılan yapı, 1065 yılındaki depremde büyük zarar görmüş ve yeniden inşa edilmiştir. 1331 yılında Orhan Gazi’nin İznik’i fethetmesiyle camiye çevrilen tarihi eser, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından restore edilmiştir.
Bugün Ayasofya Camii, hem ibadete açık bir mabed hem de İznik’in tarihine ışık tutan önemli bir kültür mirası olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
İznik; tarihiyle, doğasıyla, zeytiniyle, çinisiyle ve üretken insanlarıyla Bursa’nın en kıymetli hazinelerinden biridir. Geçmişi koruyarak geleceğe taşımak ise hepimizin ortak sorumluluğudur.