SON DAKİKA
Hava Durumu

İhsan Çizakça Lisesi – Bursa’da Öncü Bir Eğitim Mirasının Hikâyesi

Yazının Giriş Tarihi: 05.02.2026 23:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.02.2026 23:25

Bazı mektepler kapanmaz; taşlarıyla değil, hatıralarıyla yaşarlar…

Bursa’nın eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan İhsan Çizakça Lisesi, 1942 yılında “Özel Yeni Okul” adıyla açılan bir yuvanın zamanla bir eğitim mirasına dönüşümünün hikâyesidir. Okul, Bursa Erkek Lisesi tarih öğretmeni Nâzım Yücelt tarafından kurulmuş; ancak kısa süre sonra ekonomik nedenlerle kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Tam bu sırada Süheyla Hanım’ın babası Asım Tevfik Sonumut, kızı Gülseven’i yuvaya kaydettirmek üzere gittiğinde, okulun sahibi Nâzım Yücelt’le yaptığı sohbet sırasında okulun içinde bulunduğu maddi sıkıntıları öğrenmiş; ardından durumu bir mektupla kızı Süheyla’ya bildirmiştir.

Süheyla Hanım, o günleri hatıralarında şu sözlerle anlatır:
“Babam, uzun yıllar bekârlıktan sonra evlendi; yeni eşinden kardeşim Gülseven doğdu. Gülseven'i Bursa’da yeni açılan “Özel Yeni Okul” isimli yuvaya yazdırmak için müracaat ettiğinde, yuvanın sahibi Nazım Yücelt babama, 7 öğrencisi olan yuvanın zarar etmekte olduğunu, kardeşimi yuvaya alamayacağını, devretmek ya da satmak istediğini söylemiş. Babam okulu gezip çok beğenmiş, bizim adımıza talip olmuş. O gün durumu mektupla bize bildirdi. Hayatımızı değiştiren o mektubu aldığımızda ne yapacağımızı şaşırdık. İhsan hemen izin alıp Bursa’ya gitti. O da bayıldı. Okul Gökdere Caddesi’nde büyük ağaçlarla dolu bahçesi olan fevkalade bir konaktı. Ben de bayıldım. Yedi öğrencisiyle yuvayı devraldık: Eylül 1943”.Böylece eğitim sevdalısı İhsan ve Süheyla Çizakça, Asım Tevfik Sonumut’un yönlendirmesiyle yeni aldıkları okulu yaşatmak için önemli bir sorumluluk üstlenmiş olurlar.Bu sorumluluğun gereği olarak 17 Eylül 1943’te yalnızca yedi öğrenciyle yeniden eğitim faaliyetlerine başlar. Zaman içinde okul büyür; 1958–1959 ders yılında ortaokul bölümü açılır ve ilk mezunlarını 1960–1961 ders yılının sonunda verir. Ancak bu yükselişin içinde, hikâyenin seyrini değiştiren bir kayıp da yaşanır.Kurucu İhsan Çizakça’nın vefatı sonrasında okul yönetimi, eşi Süheyla Çizakça ile kızı Çiğdem ÇizakçaKâğıtçıbaşı ve damadı Oğuz Kâğıtçıbaşı tarafından üstlenilir. Bu dönem, Süheyla Hanım’ın kararlılığı ve eğitime duyduğu sarsılmaz inançla şekillenen bir mücadele sürecidir. Eşinin vefatı sonrasında okulu devretme düşüncesine kadar gelen bu sarsıntıyı, Süheyla Hanım kendi hatırasından şu satırlarla anlatır:

“Eşim İhsan’ı maalesef 29 Temmuz 1965 gecesi kalp krizinden kaybettik. Naaşını Burgaz’dan Özel Yeni Okul’a getirdik. Şanına layık bir tören yaptık. Doktorlar İhsan’a çalışmayı yasakladığında Ali Çakır ve Kadir Çağal’a, okulu devretmeyi düşünmüştüm. 100 bin istiyorduk, bununla iki ev alabilirdik. 90 bin ile 100 bin arasında pazarlık ederken gözüm İhsan’a takıldı, çok üzgündü. Vazgeçtik satmaktan. İhsan vefat edince bir ay sonra aynı arkadaşlar yine teklifle geldiler. “Arkadaşlar!” dedim, “İhsan isteseydi okul çoktan sizin olmuştu, ama biliyorsunuz ki istemedi. Onun istemediği hiçbir şey olmayacaktır. Ne zorlukla karşılaşırsam karşılaşayım, okul yaşayacaktır.” Süheyla Hanım, bu sözün emanetini yıllar boyu taşıyarak okulun yoluna devam etmesini sağlar. 29 Eylül 1966’da Yeşil’de yeni bir binaya taşınmasıyla okul, İhsan Çizakça Koleji adını alır; 1972’de İngilizce hazırlık sınıfı açılır.Okulun tarihine yön veren olaylardan biri de 1981’de Belediye tarafından binanın kamulaştırılması sürecidir. Bu durum, okulun kapanma tehlikesini yeniden gündeme getirir. Ancak Süheyla Hanım ve kızı Leyla Çizakça, büyük bir kararlılıkla Ankara’ya giderek durumu yetkililere anlatır. Dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Sağlam, sürecin adaletsizliğini fark ederek müdahale eder ve okulun eğitime devam etmesini sağlar. Süheyla Hanım’ın ifadesiyle bu gelişme “bir anda tüm sıkıntıların uçup gittiği bir dönüm noktası” olur; 9 Mayıs 1983’te yeni binaya taşınarak eğitim faaliyetleri sürdürülür.Ardından 1987–1988 ders yılından itibaren Anadolu Lisesi statüsüne geçen okula Özel İhsan Çizakça Lisesi adı verilir; 1988–1989 ders yılında İhsaniye’de yaptırılan modern binasına taşınır ve 1993–1994 ders yılında süper lise bölümü açılarak eğitim faaliyetleri genişletilir.

Bursa’nın eğitim tarihinde özel okulların yaygınlaştığı bir dönemde Çizakça Lisesi, nitelikli eğitimi, disiplinli yönetimi ve sanatla iç içe atmosferiyle kısa zamanda fark yaratır. Ne var ki, zamanla şartlar değişir; okulun hikâyesine yeni bir sayfa eklenir. Her güzel hikâyede olduğu gibi zaman, Çizakça Lisesinin sayfalarına da yeni bir safha yazar. Dönemin değişen eğitim koşulları, özel okullar arasındaki rekabet, ailevi sorunlar vb., İhsan Çizakça Lisesinin faaliyetlerine 2002 yılında son vermesine neden olur. Ancak okul kapanmış olsa da “Çizakça ruhu” yaşamaya devam eder. 1991 yılında mezunlar tarafından kurulan İhsan Çizakça Lisesi Mezunlar Derneği, bu ruhu yaşatmakta kararlı bir topluluk olarak hâlen faaliyetlerini sürdürmektedir.

Kim bilir… Bugün, İhsan Çizakça Lisesinin sokaklarından esen bir rüzgâr, belki hâlâ o eski okulun kokusunu taşır; mürekkep, tebeşir ve bir çiftin eğitim aşkının azmiyle karışık o kokuyu… Zaman unutur gibi görünür ama aslında unutmamıştır. Çünkü bazı mektepler kapanmaz; taşlarıyla değil, hatıralarıyla yaşarlar. İhsan Çizakça Lisesi de öyle… Şimdilerde, Bursa’nın sessiz bir sabahında, bir sınıfın kapısından çocuk sesleri gelir gibi olur; belki bir öğretmen, eski tahtanın önünde, sönmeyen bir inancın dersini anlatıyordur…

Kaynakça

https://www.bursadakultur.org/Cizakca_Koleji.htm Fotoğraf, https://www.bursasehrengiz.com/arastirma/suheyla-ve-ihsan-cizakca-aski-ndan-dogan-bir-egitim-yuvasinin-hikayesi-

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.