Dil Sadece iletişim kurmak için kullandığımız araç mıdır?
Bir milleti millet yapan önemli öz değerlerden biride dilimizdir.
Tarihimizin, kültürümüzün, düşünce biçimimizin ve ortak hafızamızın taşıyıcısıdır. Bu minvalde Türkçemizi korumak, aslında öz değerlerimizi ve kimliğimizi korumaktır.
Günümüz teknolojisinin ve sosyal meydanında etkisi Türkçemizi, yabancı kelimelerin yoğun kullanımı karşında özensiz ifadelerle yıpratır hale geldi maalesef. Buna kısa mesaj dili eklenince, yabancı sözcüklerin gereksiz yere tercih edilmesi ve yazım kurallarının da önemsenmemesi, dilimizin zenginliğini gölgede bıraktı.
Günlük konuşmalarımıza yansıması olan "merhaba" yerine "hi", "hoşça kal" yerine "bye", "tamam" yerine "okey", "özçekim" yerine "selfie", "etiket" yerine "tag", "takip etmek" yerine "follow etmek", "beğenmek" yerine "like atmak" gibi ifadeler kullanıyoruz. Sosyal medya tarafına geldiğimizde "slm", "mrb", "nbr", "kib", "tmm", "aynen knk" gibi kısaltmalar ve özensiz yazımlar, doğru Türkçenin yerini almaya başlayınca elbette dil zaman içinde evrilip değişerek başka dillerden kelimeler almaya başladı. Lakin Türkçede karşılığı bulunan sözcükleri gereksiz yere yabancı kelimelerle de değiştirip konuştuğumuzda, ne yazık ki dilimizin ifade gücünü de zayıflatır olduk.
Özellikle Z kuşağı dediğimiz genç kuşak arasında bu eğilim daha görünür hâle geldi. Bu durumu yalnızca tek bir kuşağa mal etmek tabii doğru değildir dilin korunması ve doğru kullanılması, toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğunda olmalı.
TÜRKÇE, yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalarda gelişmiş, zenginleşmiş ve sayısız edebî eser ortaya çıkarmış köklü dildir. Bu mirası gelecek nesillere eksiksiz aktarabilmek adına konuşurken ve yazarken daha özenli davranmalı, Türkçenin anlatım gücünü yaşatmaya çalışmalıyız. Yabancı kelimeleri ihtiyaç olmadığı hâlde kullanmak yerine Türkçe karşılıklarını tercih etmek, dilimize duyduğumuz saygının bir göstergesidir.
Dilini koruyan toplumlar, kültürlerini ve kimliklerini de korurlar.
Türkçemiz yalnızca geçmişimizin değil, geleceğimizin de teminatıdır.
Bu nedenle dilimizi küçümsemek yerine onu geliştirmeli, doğru kullanmalı ve gelecek kuşaklara güçlü bir miras olarak bırakmalıyız. Öz değerlerinden uzaklaşan toplumlar zamanla kimliklerini de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Türkçemize sahip çıkmak ise yalnızca bir dil meselesi değil; tarihimize, kültürümüze ve ortak geleceğimize sahip çıkmaktır.
Elbette teknolojiden yararlanıp dünyayla iletişim kurmada yabancı dilleri de öğrenmeliyiz. Ancak başka dilleri öğrenirken, kendi dilimizi ihmal etmek anlamına gelmemeli. İkinci üçüncü vs. başka bir dili bilmek büyük bir kazanımdır. Fakat ana dilimize gereken özeni göstermek de öz kimliğimizin en büyük kazanımı olur.
Unutmamalıyız ki milletler, önce dilinde yaşar. Diline sahip çıkan toplumlar geleceğine de sahip çıkar. Türkçemizi korumak; geçmişimize saygı, bugünümüze sorumluluk ve yarınlarımıza bırakacağımız en anlamlı emanettir.
"TÜRK DİLİ, TÜRK MİLLETİNİN KALBİDİR, ZİHNİDİR."
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sevdanur DUMAN
DİLİNİ KAYBEDEN TOPLUM, KİMLİĞİNİ DE KAYBEDER Mİ?
Dil Sadece iletişim kurmak için kullandığımız araç mıdır?
Bir milleti millet yapan önemli öz değerlerden biride dilimizdir.
Tarihimizin, kültürümüzün, düşünce biçimimizin ve ortak hafızamızın taşıyıcısıdır. Bu minvalde Türkçemizi korumak, aslında öz değerlerimizi ve kimliğimizi korumaktır.
Günümüz teknolojisinin ve sosyal meydanında etkisi Türkçemizi, yabancı kelimelerin yoğun kullanımı karşında özensiz ifadelerle yıpratır hale geldi maalesef. Buna kısa mesaj dili eklenince, yabancı sözcüklerin gereksiz yere tercih edilmesi ve yazım kurallarının da önemsenmemesi, dilimizin zenginliğini gölgede bıraktı.
Günlük konuşmalarımıza yansıması olan "merhaba" yerine "hi", "hoşça kal" yerine "bye", "tamam" yerine "okey", "özçekim" yerine "selfie", "etiket" yerine "tag", "takip etmek" yerine "follow etmek", "beğenmek" yerine "like atmak" gibi ifadeler kullanıyoruz. Sosyal medya tarafına geldiğimizde "slm", "mrb", "nbr", "kib", "tmm", "aynen knk" gibi kısaltmalar ve özensiz yazımlar, doğru Türkçenin yerini almaya başlayınca elbette dil zaman içinde evrilip değişerek başka dillerden kelimeler almaya başladı. Lakin Türkçede karşılığı bulunan sözcükleri gereksiz yere yabancı kelimelerle de değiştirip konuştuğumuzda, ne yazık ki dilimizin ifade gücünü de zayıflatır olduk.
Özellikle Z kuşağı dediğimiz genç kuşak arasında bu eğilim daha görünür hâle geldi. Bu durumu yalnızca tek bir kuşağa mal etmek tabii doğru değildir dilin korunması ve doğru kullanılması, toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğunda olmalı.
TÜRKÇE, yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalarda gelişmiş, zenginleşmiş ve sayısız edebî eser ortaya çıkarmış köklü dildir. Bu mirası gelecek nesillere eksiksiz aktarabilmek adına konuşurken ve yazarken daha özenli davranmalı, Türkçenin anlatım gücünü yaşatmaya çalışmalıyız. Yabancı kelimeleri ihtiyaç olmadığı hâlde kullanmak yerine Türkçe karşılıklarını tercih etmek, dilimize duyduğumuz saygının bir göstergesidir.
Dilini koruyan toplumlar, kültürlerini ve kimliklerini de korurlar.
Türkçemiz yalnızca geçmişimizin değil, geleceğimizin de teminatıdır.
Bu nedenle dilimizi küçümsemek yerine onu geliştirmeli, doğru kullanmalı ve gelecek kuşaklara güçlü bir miras olarak bırakmalıyız. Öz değerlerinden uzaklaşan toplumlar zamanla kimliklerini de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Türkçemize sahip çıkmak ise yalnızca bir dil meselesi değil; tarihimize, kültürümüze ve ortak geleceğimize sahip çıkmaktır.
Elbette teknolojiden yararlanıp dünyayla iletişim kurmada yabancı dilleri de öğrenmeliyiz. Ancak başka dilleri öğrenirken, kendi dilimizi ihmal etmek anlamına gelmemeli. İkinci üçüncü vs. başka bir dili bilmek büyük bir kazanımdır. Fakat ana dilimize gereken özeni göstermek de öz kimliğimizin en büyük kazanımı olur.
Unutmamalıyız ki milletler, önce dilinde yaşar. Diline sahip çıkan toplumlar geleceğine de sahip çıkar. Türkçemizi korumak; geçmişimize saygı, bugünümüze sorumluluk ve yarınlarımıza bırakacağımız en anlamlı emanettir.
"TÜRK DİLİ, TÜRK MİLLETİNİN KALBİDİR, ZİHNİDİR."
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK