Çocuk yetiştirmek, çoğu zaman sadece akademik başarıya odaklanmakla mı sınırlıdır?
Günümüz çocukları yoğun bir bilgi akışı ve rekabet ortamı içinde büyürken biz ebeveynler "Çocuklar da Nefes Almak İster” i unutup küçük yaşlardan itibaren stres, kaygı ve özgüven sorunlarını istemeden de olsa onlara aşılıyoruz.
Oysa ki hayat dediğimiz , sınav sonuçlarından çok daha geniş alanı kapsıyor.
Çocuğun koşması, terlemesi, bir takımın parçası olması veya ilgi duyduğu enstrümanla kendi dünyasını kurması; onun ruhsal dengesini korumasında en az ders başarısı kadar önemli faktör değil midir?
Tam da bu noktada aydınlık yarınların gelecekteki nesillerini yetiştirmek için sporun ve sanatın dönüştürücü iyileştirici gücünü yeniden hatırlamamız / hatırlatmamız gerekiyor.
SPOR, sadece fiziksel gelişimi desteklemenin ötesinde aynı zamanda hayata karşı direnç kazandırırken kaybetmeyi de öğrenen çocuk, yeniden başlamayı da öğreniyor.
SANAT, ise çocuklarımızın iç dünyasına açılan en güçlü kapılardan biri.Kelimelerin yetersiz kaldığı yerde resim, melodi ya da sahne devreye girer.
Özellikle Sanat terapisi alanında yapılan bilimsel çalışmalar, sanatın çocukların duygularını ifade etmede,içsel çatışmalarını çözme konusunda da ne kadar etkili olduğunu ortaya koyuyor.oysa ki,çocuğumuzun çizdiği bir resim bazen anlatamadığı duygununda en açık ifadesi olabiliyor.
Burada en büyük sorumluluk ailelere düşüyor. Çocuklarımızı sadece “başarılı” olmaya değil, “iyi hissetmeye” de yönlendirmemiz gerekiyor. Kimisi sahnede parlar, kimisi sahada. Önemli olan, o ışığı fark edebilmek ve büyümesine olanak tanımaktır.
Spor yapan, sanatla iç içe büyüyen çocuklar; sadece daha sağlıklı değil, aynı zamanda daha mutlu bireyler olur.
Belki de bugün çocuklara verebileceğimiz en değerli şey, sevgimizden sonra onların kendilerini keşfedebilecekleri bu alanları açmaktır.
İşte bu başlangıçlarda, bulunduğunuz çevre statü maddi olanak her ne olursa olsun bu konuda Belediyelerimizin de Sanat,Spor ve Kültürel etkinlikleri imkan ve olanakları sağlıklı bireylerin yetiştirilmesinde en güzel adreslerden.
BAŞARI MI MUTLULUK MU ? derseniz..,
Mutlu olan çocuk zaten kendi başarısını inşa eder.
iyileşen bir çocuk,iyileşen bir toplumun da başlangıcıdır
Unutmayalım Çocuk iyileşirse, toplum değişir.
Bu duygu ve düşüncenin doğrultusunda bugün, çocuklara armağan edilmiş bir bayramın anlamını da yeniden hatırlama gününü yaşıyoruz...
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda sadece bir kutlama değil; çocuklarımıza verilen değerin, onların geleceğin teminatı olduğunun en güçlü ifadesi olduğunu unutmayalım...
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sevdanur DUMAN
BAŞARI MI, MUTLULUK MU?
Çocuk yetiştirmek, çoğu zaman sadece akademik başarıya odaklanmakla mı sınırlıdır?
Günümüz çocukları yoğun bir bilgi akışı ve rekabet ortamı içinde büyürken biz ebeveynler "Çocuklar da Nefes Almak İster” i unutup küçük yaşlardan itibaren stres, kaygı ve özgüven sorunlarını istemeden de olsa onlara aşılıyoruz.
Oysa ki hayat dediğimiz , sınav sonuçlarından çok daha geniş alanı kapsıyor.
Çocuğun koşması, terlemesi, bir takımın parçası olması veya ilgi duyduğu enstrümanla kendi dünyasını kurması; onun ruhsal dengesini korumasında en az ders başarısı kadar önemli faktör değil midir?
Tam da bu noktada aydınlık yarınların gelecekteki nesillerini yetiştirmek için sporun ve sanatın dönüştürücü iyileştirici gücünü yeniden hatırlamamız / hatırlatmamız gerekiyor.
SPOR, sadece fiziksel gelişimi desteklemenin ötesinde aynı zamanda hayata karşı direnç kazandırırken kaybetmeyi de öğrenen çocuk, yeniden başlamayı da öğreniyor.
SANAT, ise çocuklarımızın iç dünyasına açılan en güçlü kapılardan biri.Kelimelerin yetersiz kaldığı yerde resim, melodi ya da sahne devreye girer.
Özellikle Sanat terapisi alanında yapılan bilimsel çalışmalar, sanatın çocukların duygularını ifade etmede,içsel çatışmalarını çözme konusunda da ne kadar etkili olduğunu ortaya koyuyor.oysa ki,çocuğumuzun çizdiği bir resim bazen anlatamadığı duygununda en açık ifadesi olabiliyor.
Burada en büyük sorumluluk ailelere düşüyor. Çocuklarımızı sadece “başarılı” olmaya değil, “iyi hissetmeye” de yönlendirmemiz gerekiyor. Kimisi sahnede parlar, kimisi sahada. Önemli olan, o ışığı fark edebilmek ve büyümesine olanak tanımaktır.
Spor yapan, sanatla iç içe büyüyen çocuklar; sadece daha sağlıklı değil, aynı zamanda daha mutlu bireyler olur.
Belki de bugün çocuklara verebileceğimiz en değerli şey, sevgimizden sonra onların kendilerini keşfedebilecekleri bu alanları açmaktır.
İşte bu başlangıçlarda, bulunduğunuz çevre statü maddi olanak her ne olursa olsun bu konuda Belediyelerimizin de Sanat,Spor ve Kültürel etkinlikleri imkan ve olanakları sağlıklı bireylerin yetiştirilmesinde en güzel adreslerden.
BAŞARI MI MUTLULUK MU ? derseniz..,
Mutlu olan çocuk zaten kendi başarısını inşa eder.
iyileşen bir çocuk,iyileşen bir toplumun da başlangıcıdır
Unutmayalım Çocuk iyileşirse, toplum değişir.
Bu duygu ve düşüncenin doğrultusunda bugün, çocuklara armağan edilmiş bir bayramın anlamını da yeniden hatırlama gününü yaşıyoruz...
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda sadece bir kutlama değil; çocuklarımıza verilen değerin, onların geleceğin teminatı olduğunun en güçlü ifadesi olduğunu unutmayalım...
Sanatın iyileştirici gücüne inanın sevgiyle kalın...