SON DAKİKA
Hava Durumu

Ay-Yıldızın Değeri Branşa Göre Değişir mi? Reytinge Göre Değil, Başarıya Göre Değer Verin!

Yazının Giriş Tarihi: 01.08.2026 21:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.08.2026 21:49

Türkiye'de spor politikalarının en büyük açmazı, başarıyı değil popülerliği ödüllendirmesidir.

Bugün futbol, yalnızca bir spor dalı olmaktan çıkmış; medya, reklam ve ekonomi üçgeninin merkezine yerleşmiş dev bir sektör hâline gelmiştir. Bunun elbette doğal tarafları vardır. Ancak doğal olmayan, bu ilginin diğer tüm branşların önüne geçerek adeta görünmez bir duvar örmesidir.

Milli futbol takımımız uluslararası bir turnuvaya giderken görkemli uğurlamalar yapılıyor, özel uçaklar tahsis ediliyor, günlerce televizyon ekranlarında aynı konular tartışılıyor. Futbolcuların primleri, reklam gelirleri, yaşayacakları hayat ve kendilerine sunulan ayrıcalıklar kamuoyunun gündemine taşınıyor.

Peki aynı ülkenin dünya ve Avrupa şampiyonu sporcuları için neden aynı heyecan yaşanmıyor?

Milletler Ligi'nde zirveye çıkan Filenin Sultanları, olimpiyatlarda madalya kazanan sporcularımız, dünya ve Avrupa şampiyonu güreşçilerimiz, atletlerimiz, basketbol takımlarımız... Onlar da ay-yıldızlı formayı taşıyor. Onlar da İstiklal Marşı'nı tüm dünyaya dinletiyor. Üstelik bunu çoğu zaman çok daha sınırlı imkânlarla başarıyorlar.

Sorun futbolun ilgi görmesi değildir. Sorun, diğer branşların sistematik biçimde ikinci plana itilmesidir.

Medya, reyting kaygısıyla aynı isimleri, aynı tartışmaları ve aynı gündemi tekrar edip dururken; gerçek başarı hikâyeleri birkaç dakikalık haber bültenlerine sığdırılıyor. Oysa spor medyasının görevi yalnızca reyting üretmek değil, spor kültürü oluşturmaktır.

Spor yöneticileri de artık şu gerçeği görmek zorundadır: Bir ülkenin spor gücü, yalnızca futbol liginin büyüklüğüyle ölçülmez. Dünya şampiyonlukları, Avrupa şampiyonlukları ve olimpiyat madalyaları da en az futbol kadar stratejik bir değerdir. Bu başarılar, ülkenin uluslararası itibarı açısından da son derece önemlidir.

En düşündürücü olan ise "milli ruh" kavramının zaman zaman yalnızca futbolla özdeşleştirilmesidir. Oysa milli ruh, hangi branşta olursa olsun ay-yıldızlı formayı terleten her sporcunun emeğine aynı saygıyı gösterebilmektir. Milli bilinç, alkışı sadece dolu tribünlere değil; sessiz salonlarda tarih yazan sporculara da ulaştırabilmektir.

Artık spor politikalarımızı gözden geçirmenin zamanı gelmiştir. Kaynak dağılımında adalet sağlanmalı, başarı üreten tüm branşlar eşit şekilde desteklenmeli, medya ise kamuoyuna yalnızca popüler olanı değil, değer üreteni de göstermelidir.

Çünkü bir ülke, gerçek şampiyonlarını görmezden gelerek büyük bir spor ülkesi olamaz.

Ay-yıldızlı forma, hangi branşta giyilirse giyilsin aynı onuru temsil eder. O formanın değeri reytingle ölçülemez. Bir dünya şampiyonluğunun, bir Avrupa şampiyonluğunun ve İstiklal Marşı'nı dünyanın en büyük organizasyonlarında okutmanın karşılığı; birkaç manşet değil, kalıcı bir vefa ve eşit bir saygı olmalıdır.

Unutmayalım; sporun gerçek zaferi yalnızca skor tabelasında değil, adalet terazisinde kazanılır.
Sağlıcakla kalın...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.